Istanbul

Refika Boz

İstanbul’da bulunan Jane Jacobs yürüyüşleri 2025 Ekim ayında başladı. Şehir organizatörü Refika bir şehir plancısı ve şehirle bağ kuran herkesi beraber yürümeye, yürürken sohbet etmeye davet ediyor.

Walk Stories

Walk stories are chronicles of moments, ideas, insights, and images from a Jane’s Walk, curated and submitted by local participants, walk leaders, and city organizers. Want yours to be the first one here? Share your experience with us below.

October 2025 – Yürüyen Atölye- Fikitepe’yi Yürüyerek Keşfetmek leader; Refika Boz

Text by: Refika Boz
Photographs by:
Marmara Urban Forum photographer

İstanbul’da ilk Jane Walks yürüyüşümüz, 3 Ekim 2025 tarihinde Türkiye’nin sahip olduğu en büyük şehir forumu olan; Marmara Urban Forum’un yürüyen atölye kapsamında gerçekleşti. Fikirtepe’nin geçirdiği mekansal ve kültürel değişimi gözlemledik ve yürüyüşçüler tarafından yürüyüş boyunca “Walkability” mobil uygulaması üzerinden anlık gözlem ve değerlendirmeler kaydedildi.
Yürüyüşe başlamadan Jane Jacobs’un kent ve sokak yaşamına dair temel kavramları tanıtıldıktan sonra rotaya başladık. Fikirtepe’nin geçirdiği ve geçirmekte olduğu kentsel dönüşüm sürecinin yarattığı sosyal ve mekânsal katmanları deneyimlemek üzere önceden belirlenen duraklarda durarak sorular ve kısa bilgilendirmelerle gözlemlerin derinleşmesi amaçlandı. Fikirtepe, gecekondulaşarak başlayan daha sonra yasal haklarını elde eden işçi mahallesi olarak tanımlanabilecek bir yapıya sahipti. Mahalle ulaşım hatlarının kenarında konumlanmıştır ve güvenlik konusunda sorunlu olduğu belirtiliyor. Kentsel dönüşüm ile mekanda inşaat çalışmaları başlamış ancak yapı tipolojisi eski dokudan farklılaşmış, yoğunluğun artırılması kararıyla yüksek katlı binalar yapılmaya başlandı ve devam ediyor. Bir Fikirtepe sakini yürüyüşçümüz kentsel dönüşümle beraber mahallede daha güvenli hissettiklerinden ancak yeni yapıların mekanda başka sorunlara yol açtığından bahsetti.

Yürüyüşçülerin gözlerinden yapılan yorumlarda en çok duyulan yorumlar yeni blokların yarattığı “duvar” hissi ve sokaklarda insanların görünmemesi oldu. Kapalı siteler sistemine sahip yeni blokların çevrelerinden kopuk ve “soğuk” bir atmosfer yarattığı, birbiriyle iletişim kurmayan iki farklı yaşam tarzını ortaya çıkarması üzerine yorumlar paylaşıldı. Bu gözlemlerin altını çizen gözlemlerden biri; yeni bir sitenin sadece kendi sakinlerine açık, tellerle çevrili çocuk parkı ile hemen yanındaki kamusal mahalle parkının varlığı, mekânın bölünmesinin çocuk deneyimini nasıl etkileyebileceğini tartışmaya açtı.

Bu yürüyüş bir mahallede kentsel dönüşüm ile amaçlanan mekansal iyileştirmeye ulaşabiliyor mu yoksa mekanın canlılık özelliklerinin yok edilmesine mi yol açıyor sorgulamasını başlattı. Fikirtepe’nin güvensiz sokakları temizlendi ancak kendine özgün canlılığının büyük bir kısmının da solmasına sebep olmuş görünüyor. Yürüyüş sırasında haftada bir kurulan semt pazarına denk gelen yürüyüşçülerimizle, bu deneyimle Fikirtepe’nin soğuk bloklarının arasında hala yaşamaya devam eden bir canlılık örneği ile daha iyi hissederek, yürüyüşü son durak noktası olan Özgürlük Parkı’nda bitirdik.

Did you participate in a Jane’s Walk in this city?